Giriş Yap    Üye Ol
Oyunlar   GB   İtem   CS:GO Skin   Key   Destekle   Para Yükle   Haberler   İletişim   Yorum  
 
 
 Haberler    Özel Günler   24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun 

Atatürk Çocuklarına Farklı Davranılmasını İstemezdi!

     Atatürk, Sabiha ve Zehra’ya okulda "Gazi’nin Çocukları" olarak farklı davranılmasına,

şımarıklıklarına izin vermediği gibi, öğretmenlerinin saygınlığına da özen göstermiştir.

     Cemil Sönmez, Atatürk ve Çocuklar adlı eserinde Sabiha ile Zehra’nın ilginç bir okul anısınını bir gazetecinin ağzından şöyle aktarıyor:

     Sabiha ile Zehra Çankaya İlkokulu’nu çok, öğretmenlerini ise okuldan da fazla seviyorlardı. Genç, güler yüzlü bir kadındı. Kızlara uyuyor, anlayış gösteriyor, onlar da bu muamele karşısında şımardıkça şımarıyorlardı. Örneğin ders sırasında bahçeye çıkıp ip atlayabiliyorlardı. Fakat bir gün okula gittiklerinde şaşırıp kaldılar. Çocukların çok sevdiği o neşeli öğretmen değişmiş, yerine, daha olgun bir kadın gelmişti. Üstelik onun gibi güler yüzlü de değildi. Sabiha ile Zehra, yeni semtte ne olduklarını şaşırmış, hele etraftakiler sürekli "Gazi’nin Çocukları" diye kendilerine hoşgörü gösterdiğinden şımarmışlardı. Yeni öğretmeni hiç gözleri tutmadı. Kafa kafaya verdiler ve hemen karara vardılar: Yeni öğretmeni istemeyeceklerdi.

     Ertesi gün yeni öğretmen kızlara bir şeyler söyledi. İkisi birden karşı gelmiş, öğretmenin sözünü dinlememişlerdi. Birden öğretmenin hiddetle bağırdığı duyuldu:

     "Defolun gidin okuldan!"

     İkisini de kapı dışarı etmişti. Kızlar çok şaşırmışlardı, bir öğretmen onlara bunu nasıl yapardı? Onlar ki "Gazi’nin Kızları"ydılar. 

     "Biz şimdi öğretmene gününü gösteririz" diye hışımla köşke dönerek soluğu Atatürk’ün huzurunda aldılar. İkisi de ağlayarak:

     "Öğretmen bizi okuldan kovdu." dediler. "Sevmiyoruz bu öğretmeni, istemiyoruz" diyerek yeni öğretmenin değiştirilmesini rica ettiler."

      Atatürk onlara:

      "Peki," dedi ve başka bir odaya geçmelerini söyledi.

      Şimdi iki kız sevinçlerinden uçuyorlardı. O öğretmen onları kapı dışarı eder miydi? Şimdi asıl kendisi kapı dışarı atılacaktı. Sabiha ile Zehra hep bu konuyu konuşuyor; birisi:

     "Gazi çok kızdı, öğretmeni hemen değiştirir," derken diğeri arkadaşını onaylıyor ve böylece yeniden sevinmeye başlıyorlardı. Hem Gazi onların ilk öğretmenlerinden memnun olduklarını anlayıp eski öğretmenlerini yine sınıflarına geri verirdi herhalde.

     Bir süre sonra Atatürk, kızları huzuruna çağırtınca ikisi de sevinçle koştular. Fakat Gazi’nin ağzından çıkan sözler sevinçlerini bir anda yok etmişti:

     "Şimdi yaver sizi okula götürecek, öğretmeninizin elini öpüp kendisinden af dileyeceksiniz."

     Atatürk, Başyaver Rusuhi Bey’i okula gönderip olayın iç yüzünü öğrenmiş ve kızlara güzel bir ders vermişti. Nitekim sonra da öğrendiler ki Gazi ayrıca öğretmene takdirlerini bildirmiş ve:

 

     "Arzu ettiği şekilde yetiştirsin kızlarımı."

 

     İki gün sonra Atatürk, bir fırsatını buldu ve iki kızı da karşısına alıp, onlara yeni öğretmenlerinin değeri hakkında nasihat verdi. Sabiha’yı sınıftan kapı dışarı eden ve ancak elini öpüp af diledikten sonra tekrar sınıfa alan bu öğretmen, bundan sonra onun daima öğretmeni olacak, hayatının bir çok devrelerinde ona yardım edecekti.

 

     Kaynak: Cemil Sönmez, Atatürk ve Çocuklar, Sf: 138-139


 

Türk öğretmeninin toplumdaki önemini ve değerini belirtmek, öğretmenler ve öğrenciler arasında sevgi saygı ve dayanışma bağlarını güçlendirmek, emekli öğretmenleri saygıyla anmak, öğretmenlik mesleğine yeni atılan öğretmenlerde mesleklerinin yüceliğinin bilincini uyandırmak amacıyla Büyük Önder Atatürk ün millet Mektepleri Başöğretmenliği’ni kabul ettikleri 24 Kasım, 1981’den bu yana okullarımızda Öğretmenler Günü olarak kutlanır. Kutlama etkinlikleri 30 Kasım’a dek sürer. Bizi büyüten, eğiten annemiz babamızdır. Bunun yanında bilgi ve beceri kazandıran, bizi hayata hazırlayan öğretmenlerimizdir. Onların sabırla çalışmaları sonucu bizler Kalem tutmayı okumayı yazmayı yeni bilgiler ve beceriler kazanmayı başardık bize emek veren öğretmenlerimizin değerini hepimiz biliyoruz.

Biliyoruz ki; geleceğin öğretmeni, doktoru, subayı mühendisi, bilgisayarcısı, pilotu hep okullarda öğretmenler tarafından yetiştirilmektedir. Türk ulusunun geleceğinin umudu güvencesi olan çocuklarımızı gençlerimizi yetiştiren Türk öğretmenidir.
İçinde yaşadığımız uzay çağı bilgi çağıdır. Bilim, teknik, sanat uygarlığı oluşturur.

Bunları bize öğretmenlerimiz tanıtır öğretir sevdirir benimsetir. Bu sayede kendi geleceğimiz ulusumuzun geleceği daha parlak olacaktır. Bunun önemini kavrayan ileri uluslar öğretmen yetiştirmeye çok önem verirler. İleri Batı ülkelerini örnek aldığımız Tanzimat döneminin (1839-1876) getirdiği yeniliklerden biri de 16 Mart 1848’de İstanbul’da Fatih Camii’nin yanında bir öğretmen okulunun (Darülmuallimin) açılmasıdır. Bu okul ortaokullara (Rüştiye) öğretmen yetiştirmeyi amaçlıyordu. 1870’te İstanbul’da ilkokul öğretmeni 1874’te lise öğretmeni yetiştiren okullar açıldı. Bu okullar İstanbul dışındaki Anadolu ve Rumeli kentlerinde de açıldı. Bu okullarda öğretim teknikleri yanında; beden eğitimi, elişi gibi uygulamalı dersler de öğretilmeye başlandı (1913).

Atatürk 1921’de daha Kurtuluş Savaşı sona ermeden Ankara’da Maarif Kongresi düzenledi. Bu kongrede, gelecekteki Türk milli eğitiminin ilkeleri belirlendi. Atatürk’ün o günkü konuşmaları günümüzde de geçerliliğini korumaktadır. "Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır" diyen Atatürk cumhuriyetin ilk on beş yılında Türk öğretmenine çok değer vermiş onurlandırmıştır. Tüm öğretmenler onu Başöğretmen olarak tanırlar. Atatürk devrimlerinin önde gelenlerinden birisi harf devrimidir. Yeni Türk harflerinin sağladığı kolaylıkla öğretmenlerimiz Türk ulusunun hızla okur-yazar olmasını sağlamışlardır.

"Bir ulus ki yüzde doksanı okuma yazma bilmez bundan insan olanların utanması lâzımdır" diyerek okuma yazma seferberliği başlatmıştır. Cumhuriyet devrinde en küçük yerleşim yerlerine kadar okul ve öğretmen sağlanmıştır. Bu çalışmalar çağdaş bir Türkiye doğmasına yurdumuzun güçlenmesine yardımcı olmuştur. Bizi eğiten öğreten bilgi ve becerileri kazandıran, kendimizi yurdumuzu dünyayı tanımamıza katkısı büyük olan öğretmenlerimizi seviyoruz. Onları yürekten selâmlıyoruz.



  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

  Yorum Ekle

Yorum yapmak için lütfen üye girişi yapınız...

E-Posta :
Şifre :
Güvenlik Kodu :
    Üye Olmak İstiyorum
    E-posta / Şifremi Unuttum
    Aktivasyon Kodu Gönder


ByNoGame Canlı Destek